Don Kişot İstanbul'da Kitap Özeti


Don Kişot İstanbul'da özeti - Don Kişot İstanbul'da Tanıtımı


Kimdir Donkişot? Şövalyeliğini sürdürmek isteyen iyi niyetli bir ün budalası mı? Yoksa bir geleneği sürdürmek isteyen soylu üstün kişi mi? Ne var ki hemen her çağın bir Donkişot'u çıkıp ününü sürdürmeye çalışmakta, adını belleğimizin derinliklerine gömmekte.

Bizimde bir çok Donkişotlarımız olmadı mı? Bugüne kadar onların ne olduklarını çözemedik. Geldiler geçtiler şu İstanbul'dan. Yıktılar, yaptılar.

Rıfat Ilgaz hayal gücünü ustaca kullanarak Donkişot'u İstanbul'da dolaştırıyor. Bize gerçekleri Donkişot'un gözünden sunuyor. Acaba gerçek Donkişot kim? RIFAT ILGAZ’da, Çehov, O’Henry, Esendal gibilerinde gördüğümüz, hikayelerin yapısına oturmuş, ölçülü,
dengeli bir sağlam mizah anlayışı var. Bu mizah, aslında ‘halkının yaşamasında beliren’ değerlerden özünü alıyor. Rıfat Ilgaz, nice yıldır yazarlığın çilesini çekmiş, yıllarla birlikte işlediği canlı halk Türkçe’sini
evirip çevirerek, kendi gözlemlerini, görüşlerini ifade edebilecek güçlü bir seviyeye ulaştırmış. Onun kullandığı Türkçe’nin, gerçeği anlatışında, kıvrak, akıcı, dokunduğu temalara can getiren bir çizgiye ulaştığı görülüyor. Ahmet Rasim’in eski fıkralarına yerleşen, meddah ağzının o tadı, kıvrak sohbet dilinden gelen anlatımını andıran bu hikayeler, ‘yerli mizah’ anlayışının ölçülerine kavuşmuş, doğrudan ‘öğreti’ye gitmeden etkili olabilen, belli belirsiz bir toplumcu satire de ulaşabiliyor. Hababam Sınıfı kitabında uyarıcı güldürü yoluyla etkileyici sağlam bir mizah temeline oturan Rıfat Ilgaz'ın hikaye kitaplarıyla da aynı çizgiye ulaştığı açıkça görülmektedir.

Ölçü: 13,5 x 19,5 cm
Sayfa Sayısı: 144 sayfa
Basım tarihi: 2003 Ekim
Fiyatı: 9,50 YTL

Kayıp Gül Kitap Özeti - Serdar ÖZKAN



Kayıp Gül Kitabının Özeti


Kayıp Gül / Serdar ÖZKAN

Başkaları, övgü ve takdirlerinden oluşan binlerce zehirli oku-ki bu okların öldürücü olduğunu sonradan anladım- hiç durmaksızın üstüme yağdırıyorlardı. “sen çok özel bir kızsın, bu dünyada bir eşin daha yok!” diyorlardı bana. Onlar böyle şeyler söyledikçe, oklarının ucundaki tatlı zehir kanıma karışıyordu.
Her şeye rağmen, ara sıra sözlerinin doğruluğundan şüpheye düştüğüm oluyor,”gerçekten özel miyim acaba?” diye soruyordum kendime. Ama beni özel olduğuma inandıran başkaları olduğu için, bu soruyu onlar olmadan cevaplayamıyordum. Sanki aynam kırılmıştı da, kendimi görebilmek için başkalarına bakmak zorunda kalmıştım.
Sürekli onlarla bir arada olmak istiyordum ki, ne zaman “gerçekten özel miyim?” diye sorsam, onların hiç değişmeyen cevabını duyabileyim. “evet, çok özelsin. Bu dünyada bir eşin daha yok!”
Sürekli aynı soruyu sormaktan ve aynı cevabı duymaktan kesinlikle bıkmıyordum. Deniz suyu içen birinin susuzluğunun artması gibi, duyduğum övgüler de bende sadece daha fazlasını duyma ihtiyacı uyandırıyordu.
Daha kötüsü, başkalarının onay ve takdirlerini kaybetmemek için sürekli onların beklentilerine cevap vermek zorunda kalıyordum. Ben artık ben olmaktan çıkıp başkalarının istediği ben olma yolunda ilerliyordum. Bir başkası olma yolunda.

***

“Satamadığın üç beş resme çobanlık yapan biri olarak mı bilsin istiyorsun seni? Ona kim olduğunu göstersene be evlat. Sen göstermezsen, sende ne olduğunu ne bilecek?”
“Bilemiyorum. Harvard’da okuduğum için bana farklı bir gözle bakmasını ister miydim, emin değilim. Sonunda kendimden başka bir şey için sevilerek cezalandırılmak istemiyorum.”
“Ne? Ki kimi neden seviyor ve kimi cezalandırıyor?”
“Eğer benden harvard’da okuduğum için hoşlanacaksa, hiç hoşlanmasın daha iyi. Ben, eğitimim değilim çünkü. Zekâm değilim, ilişkilerim değilim, işim değilim…Bunların toplamı da değilim.”
“Kim olduğunu biliyor musun peki?”
“Ben sadece…Ben sadece benim.”

***

Ressam başını salladı. “Yo, bu çok riskli olur..Her zaman senden daha iyi vasıflara sahip başka biri çıkar. Ama senin gibi biri daha yok. Bilirsin, herkesin parmak izi farklıdır. Ben içimizde de bir parmak izi olduğuna inanıyorum. Moda eldiven giyerek örttüğümüz bir iz.”

**

Bu iki martının uçuşunu izlerken kendince bir çıkarımda bulunmuştu:

Bağlanabilmek için, önce bağımsız olmak gerekir.

Oysa insanların çoğu, yeni ilişkilere eski bağlarla geliyorlardı. Geçmişten taşıdıkları ister güvensizlik, ister anlaşılmamak, isterse de çevrelerine ördükleri savunma duvarları olsun, her bağ yeni ilişkiyi özgürce yaşamalarını engelliyordu. Daha önceki ilişkilerimizde haksızlığa uğradıkları konusunda belki haklıydılar ama, haksızlık edenin karşı taraf değil de, bir ürlü bırakamadıkları “geçmişleri” olduğunu göremiyorlardı.
İşte farklı kayalarda, ayrı ayrı kendine yetebilmeyi gerçekleştirebilmiş bu iki martı, birbirleri için “geçmiş”teki yerlerini terk edebilmiş, sıfır seviyesine inerek benlik bağlarından arınmış, böylece “bir” olarak göğe doğru yükselebilmişlerdi.

**

“Şöyle ki, sürekli aynı sahilin resmini yapa yapa, sonunda en az değiştiğini sandığım şeyin, en çok değişen olduğunu gördüm: Deniz.”

“Yani insan gibi..Her sabah aynaya baktığımızda aynı kişiyi gördüğümüzü zannediyoruz. Arkadaşlarımız bizi yıllar sonra gördüklerinde dahi, aynı kişiyi gördüklerini sanıyorlar.”
“Doğru” dedi Diana. “Bir fark görseler bile, bu genelde kilomuz veya saç biçimimiz gibi şeyler oluyor.”
“Kesinlikle. Gördükleri kimsenin karşılarına yeni biri olarak çıkmış olma ihtimalini düşünmüyorlar bile. Oysa şahsen ben bir kimsenin birkaç günde bile değişebileceğine inanıyorum.”

**

Zaman ileriye doğru akıp gittiği sürece, büyülendiğimiz ‘gelecek’ el değmemiş ‘geçmiş’ten başka bir şey değildir.

**

“Yağmur bulutları da heyecan vericidir” dedi Zeynep Hanım. “Yağmur, ırmaklar, nehirler..Ama susuzluğumuzu gidermek için bir bardağa ihtiyaç duyarız sonuçta.”

İktisatta Yeni Yaklaşımlar Kitabının Özeti - Metin Sarfati


İktisatta Yeni Yaklaşımlar - Metin Sarfati; 
İktisatta Yeni Yaklaşımlar - Metin Sarfati İktisatta Yeni Yaklaşımlar Kitap Özet - Metin Sarfati Kitapları - İktisatta Yeni Yaklaşımlar Kitap Tanıtım - İktisatta Yeni Yaklaşımlar Kitap Fiyatı, İktisatta Yeni Yaklaşımlar Kitap Özeti,iktisatta yeni yaklaşımlar kitabını oku, kitabının tanıtımı, Kitabının Fiyatı, Metin Sarfati kitapları, kitap özetleri, roman özetleri, İktisatta Yeni Yaklaşımlar - Metin Sarfati, Prof. Dr. Ercan Eren - İletişim Yayınları - kitap - ATN, Yayınevi: İletişim Yayınları



...

Ekonomi politik pek çok düşünürle değişim geçirmiş, başkalaşarak yeni ve zihin açıcı açılımlara sahip olmuştur. Smith, Mill veya Marx hemen sayılabilecek öncü isimler. Görünenin ardındakini açığa çıkarmak, yeni sorular sormak ve anlamaya ilişkin kılavuzlar oluşturmak hususunda çığır açıcı isimlerden biri de kuşkusuz Walras.

Kuramsal yaklaşımları irdelemek, mevcut birikimi özgün bir yöntemle farklı bir merhaleye taşımak, iktisat biliminin her zaman temel amaçlarından biri oldu. İktisatta Yeni Yaklaşımlar bu sürecin gelişimini ve analizini yapıyor. İktisat teorisinin temel çıkarım ve varsayımlarında neyin değiştiğini anlamaya çalışıyor. Çeşitli sorular sorarak tartışıyor: İktisadın yarını açıklama iddiası ne kadar sahiciydi ya da bu iddiayı bugün koruyabiliyor mu? Bilimsel olmamakla itham edilen klasik ekonomi politik, "yeni iktisat" için hala bilim dışı mıdır? Ortodoks iktisada yönelik heterodoks yaklaşımlar ne denli başarılı oldular?

İktisadın nasıl değiştiğini sorgulayan, yeni yaklaşımları değerlendiren ufuk açıcı bir başvuru kitabı...


Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler Kitabının Özeti - A. Baudart




Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler - A. Baudart Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler Kitap Özet - A. Baudart Kitapları - Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler Kitap Tanıtım - Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler Kitap Fiyatı

Felsefe Tarihi Cilt 1 - Kurucu Düşünceler - A. Baudart, f . Chenet, France Farago, Jean Paul Dumont, Pierre Hadot - İletişim Yayınları - kitap - ATN

Yayınevi: İletişim Yayınları 


Felsefe Tarihi serisinin birinci cildi olan Kurucu Düşünceler,

kültürün ve düşüncenin belli başlı kurucu uğraklarının doğuşunu

betimlemeyi, bu uğrakların kaynaklarına gitmeyi amaçlıyor.

Felsefe tarihi alanında pek çok başarılı çalışmaya imza atan

Jacqueline Russ yönetimindeki uzman bir ekip tarafından özgün

bir yöntemle hazırlanmış olan kitapta, felsefe tarihinin Yunan

düşüncesine indirgendiği klasik bakış açısı terk ediliyor ve Doğu

düşüncesinin temelleri de gün ışığına çıkartılıyor.

Fikir alanında Yunan geleneği kadar Kitab-ı Mukaddesin

bildirisini, Hıristiyanlığın temellerini, Çin düşüncesini, Budacılığı

ve İslam felsefesini kapsayan bu çalışma, insanlığın düşünsel

mirasını oluşturan kültürel biçimler bakımından zenginliği ve

farklılığıyla göze çarpan bir sentez sunuyor.

Kurucu Düşünceler, felsefe alanında çalışan veya felsefeye

meraklı kişiler ve öğrenciler için olduğu kadar evrensel kültür

meselesiyle ilgilenen herkes için faydalı bir başlangıç ve

malzeme oluşturuyor. Felsefi düşünceye dair geniş bir bakış

açısı sunan ve önceki birikimleri geniş bir çerçeve içinde yeniden

değerlendirme imkânı yaratan temel bir eser...

Neoliberalizm ve Mahremiyet Kitabının Özeti


Neoliberalizm ve Mahremiyet; Türkiye'de Beden, Sağlık ve Cinsellik,neoliberalizm ve Mahremiyet Kitabının Özeti,Neoliberalizm ve Mahremiyet Kitabını Oku,kitabının fiyatı,kitabının tanıtımı,kitap özetleri,roman,roman özetleri

Neoliberalleşmeye bağlı olarak Türkiye'de mahremiyetin dönüşümünü farklı örnekler üzerinden inceleyen makaleleri biraraya getiren seçkide, sağlık alanındaki metalaşma, çalışma koşulları ve sağlık ilişkileri, yeni üreme teknolojileri, yeni hastalıklar ve yeni hasta örgütlenmeleri, kanser ve hastalık anlatıları, menopozun sosyal algılanışı, neoliberalizm koşullarında erkekliğin dönüşümü, reklamlarda ve popüler kültürde cinselliğin ve eşcinselliğinkurgulanışı, kadına yönelik şiddet ve sığınma evleri inceleniyor. Her biri özgül bir durumdan hareket etmelerine rağmen bu makaleler sayesinde, hızla değişen maddi süreçler karşısında, bedenle, özel alanla ilgili anlayış ve kavrayışımızda da köklü değişiklikler ortaya çıktığını saptayabiliyoruz. Görülüyor ki neoliberal mantık sıklıkla varsayıldığı gibi bir özgürleşmeye yol açmıyor: Daha ziyade herşeyi metalaşmaya doğru sürükleyerek yeni tabiyet biçimleri yaratıyor. Kitapta bu yeni koşullar karşısında insanların verdikleri tepkilerin, mücadelelerin ve gösterdikleri dayanışmanın örneklerini de okuyoruz. (Tanıtım Bülteninden) 

Tanıtımı yapılan Neoliberalizm ve Mahremiyet; Türkiye'de Beden, Sağlık ve Cinsellik kitabı ile ilgili beğeni,eleştiri ve düşüncelerinizi yorum yaz kısmını kullanarak diğer kitap okuyucuları ile paylaşabilirsiniz. Neoliberalizm ve Mahremiyet; Türkiye'de Beden, Sağlık ve Cinsellik kitabını beğendiyseniz,aşağıdaki sosyal medya paylaşım linklerini kullanarak arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Diasporalar Kitabının Özeti - Stephane Dufoix


Diasporalar Kitabının Özeti , Diasporalar kitabını oku, diasporalar kitabının fiyatı, Diasporalar Kitabını online satın  al
Diasporalar - Stephane Dufoix

Metis Yayıncılık

» Felsefe
» Genel

Fiyatı : 13,50 TL

Aralık 2011, 112 sayfa, ISBN: 9786058990081



Yaklaşık 2300 yıl önce İskenderiyede doğan Diaspora kelimesi ilk olarak Yahudilerin Filistinden sürülmesini anlatmak amacıyla kullanılmıştır. Mekânsal olarak dağılmış, başka dini inançlar ve halklar arasında azınlık olarak yaşayan dini grupları tanımlamakla sınırlı kalmış bu eski kelimenin kullanımında 1970lerden itibaren tam bir patlama yaşanmış, 1990lı yıllarda ise kullanımındaki çeşitlilik doruğa ulaşmıştır.

Stéphane Dufoix bu çalışmada, Diaspora nedir? veya Şu grup bir diaspora mıdır? gibi tek boyutlu sorulara yanıt aramak yerine, yepyeni bir sorgulama çerçevesi çiziyor. Bugün kullanımında enflasyon yaşanan kavramın ortaya çıkışından başlayarak, geçirdiği değişimlere, kullanımındaki çeşitlilik ve farklara odaklanıyor. Dufoixya göre diaspora henüz kendi zirvesine erişmiş bir terim değil ve günümüzde kelimenin anlamsal ufku, hem modernitenin hem de süper modernitenin sorunlarını kapsıyor. Kavramın Türkiyede, özellikle Ermeni diasporası özelinde nasıl indirgemeci ve ötekileştirici anlamlar yüklendiği anımsandığında, Diasporalar kitabının önemi de daha iyi anlaşılıyor.